23 Eylül 2012 Pazar

Telif Hakları Meselesi: Ya kitabımı çalarlarsa?



İlk kitabını yayımlatmak isteyen pek çok kişinin şu soruyu sorduğuna rast geliyorum: “Yayınevi, editörler veya bir başkası acaba kitabımı/fikrimi çalarlar mı? Kitabımın çalınmasını önlemek için ne yapmalıyım?” Bunun için yüzlerce sayfalık kitap taslaklarını noterde tasdik ettirmeye gidenler olduğu gibi bu masrafı göze alamayıp kitabın özetini tasdik ettirmenin de işe yarar bir yol olduğunu düşünenler mevcut. Bir de tabii internet üzerinde yer alan Tasdix benzeri dijital tasdikleme yapan sitelerden medet umanlar da var. Peki gerçekten işe yarar yöntem hangisi? Bir metni yazmış olmak o metnin telif hakkına sahip olmak için yeterli mi yoksa o eserin hukuki haklarını almak için bir onay mercisine mi başvurmak gerek?

Öncelikle şunu söylemek gerek sanırım; bir eserin telif hakkı, kural olarak (bu, istisnaları var demek) o eserin yaratıcısına aittir. Siz oturup bir kitap yazmışsanız, o kitabın “eser sahibi” sizsinizdir. Bunu sık sorulan bir soru olduğu için söylüyorum; telif hakkı dediğimiz şey, bir merciden gelecek bir onay sonucundan elde edilen bir hak değildir. Bir öyküyü, şiiri, romanı vb. siz yazdıysanız o eserin “telif haklarını almak” için bir yere başvurmanıza gerek yok.

Öte yandan iş bu kadar basit nihayete ermiyor. Telif hakkı, bir yerden alınabilecek bir şey değil ama bir gün birisi çıkıp da sizin yazdığınız romana kendi adını koyarak yayımlatmaya kalktığında eserin size ait olduğunu ispat etmeniz gerekecektir. Başta dedik, eserin sahibi onun yaratıcısıdır; ama sizin eserinizin yaratıcısı olduğunuzu nasıl kanıtlayacaksınız?

İlk akla gelen yöntem bir notere gitmek gibi mi geliyor? Notere gittiniz diyelim. Yüzlerce sayfalık romanınızın taslağını onaylattınız. Bu, her şeyden önce çok yüklü bir masraf demektir. Öte yandan, diyelim kitabınızı hırsızlayan kişi, söz konusu eseri siz noterde onaylatmazdan önce o eserin elinde bulunduğunu kanıtlayabilirse ibre ondan yana dönecektir.  Bırakın noterde tasdik ettirmeyi, yalnızca eserin falanca tarihte (sizden önce) elinde bulunduğunu ispatlaması onun kefesinin ağır basmasına sebep olur. Yani noterde eserinizi tasdik ettirmek, noterler eserlerin gerçek sahiplerini araştırmadığı için, onca masrafa rağmen, boşa çıkabilecektir. Burada kilit nokta, bir eserin elinizde daha önce bulunduğunu ispat edebilmekte.



Noterden başka bir de Tasdix gibi seçenekler var. Tasdix ve benzeri sitelerin mantığı, yarattığınız bir belgeye zaman damgası vurmalarıdır. Yani yazdığınız belgeye zaman damgası vurduğunuz tarihte o belgenin sizin elinizde olduğunu gösterirler. Tabii bunu ücretli olarak yaparlar. Şu an için 10 kontör için 50 TL, 100 kontör içinse 400 TL almaktalar. Bu da az para değil. Üstelik birisi sizin eserinizi çalıp sahiplendiği zaman etkisi noterdeki tasdik işlemiyle aynıdır. Yani birisi sizden önce eseri yarattığını ispatlayamıyorsa işe yarar. Bir başka deyişle kesin delil niteliğinde değildir.
Peki ne yapılabilir? Birisi eserinizi çaldığında önemli olan şey o eserin yaratıcısının siz olduğunu ispat edebilmek. Bunun için yapabileceğiniz en mantıklı şey, o eserin ilk önce sizin elinizde bulunduğunu kanıtlayabilmek. Noter ve Tasdix benzeri zaman damgası vuran sitelerin de telif haklarıyla ilgili davalarda işlevleri zaten bundan öteye gitmiyor. Madem amaç eserin önce sizin elinizde olduğunu ispatlamak, o zaman niçin para saçasınız ki?

Birinci yöntem çok basit. Diyelim kitabınızı tamamladınız ve yazıcıdan A4 çıktınızı aldınız. Düzgünce bir sarı zarfa koyun. Bu zarfın ağzını kapayın ve PTT aracılığıyla kendi adresinize iadeli taahütlü olarak postalayın. Posta geldikten sonra zarfı açmadan saklayın. İşte, paralar saçıp noterden onaylatılmış veya Tasdix benzeri bir siteden zaman damgası vurulmuş belgeyle birebir aynı işleve sahip bu yaptığınız. Yarın bir gün birisi cânım kitabınızı sizden önce kendi adıyla basmaya kalkarsa işte elinizde deliliniz. Dolayısıyla aynı işlem için yüzlerce lira harcamanıza gerek kalmamış oluyor. Bir başka yöntem ise çok daha basit. Yazdığınız romanın, öykü veya şiir kitabının vb. Word veya PDF formatında kendi e-posta adresinize gönderiyorsunuz. Gönderdiğiniz tarih belli olacağı için elinizde işe yarar bir delil olmuş oluyor.
Bir de Tasdix muadili olan ücretsiz siteler var ki onları da es geçmemek gerek. Ekşi Sözlük yazarları swallowed arsenic’in sözlük girisinden öğrendiğim sitenin adı MyFreeCopyright. Site tamamen ücretsiz olarak belgelerinize zaman damgası vuruyor. Bence kayda değer.


Tabii bütün bunlardan sonra şunu da söylemek gerek: bütün bu saydıklarım, eserin ilk sizin elinizde bulunduğunu ispat edebilmek için uygulanan yöntemler. Asıl amaçsa yazılan bir kitabın vb. sahibinin kim olduğuyla ilgili bir uyuşmazlık çıkıp da mahkeme yoluna düşüldüğünde o eserin yaratıcısının kim olduğunu ispat edebilmek. Eseri ilk elinde bulunduranın siz olduğunuzu ispat edebildiğinizde kefenin ağırlığı büyük oranda sizden yana basacaktır. Ama bunun da mahkemelerin kararlarını nihai olarak etkileyen kesin bir delil olmadığını belirtelim. Ama maalesef elde bundan daha iyi bir yöntem mevcut değil.

Son bir şey; ben bugüne kadar bir kitap, herhangi bir yayınevine gönderildikten sonra kitabı bir başkasının (sözgelimi bir editörün) sahiplenip çaldığını duymadım, bilmiyorum. Edebiyat dünyasındaki hırsızlama tartışmaları sanırım daha çok basılı bir eserdeki bir konudan, bir bölümden intihal biçiminde ortaya çıkıyor. Falanca yazar filancanın yazdığı konuyu almış, öteki yazar bir başka kitaptaki bölümü aynen araklamış vb. E böyle bir şey için de siz kitabınızı yayımlatmadan önce noterden tasdik ettirseniz ne fayda!

97 yorum:

MELEKSİ BÖĞÜRÜŞLER dedi ki...

Yazı için çok teşekkürler.Ben notere gitmeyi düşünüyordum,gerçekten bu yazı çok yararlı oldu.tekrar çok teşekkürler.

Y.O. dedi ki...

Yararlı olabilmişse, ne mutlu.

GizliKız dedi ki...

Bloğumu açtığımdan beri bu husus kafamı kurcalıyordu. Olmaz ama ya olursa ne yaparım diye kafa yoruyordum. Tam sorularımın karşılığı bir yazı olmuş. Yazıların çıktısını alıp postaneden kendi adresime gönderme fikri aklıma çok yattı.
Araştırmanız ve paylaşımınız için çok teşekkürler.

Vladimir dedi ki...

Bilindik bir yayınevi editörü bir arkadaşımın romanını aldı, bölüm başlarına bir kaç paragraf ilave ederek, ismini bile değiştirmeden aynen yayımlattı. Bunlarla uğraşabilmek, dava açabilmek için paranızın olması gerekiyor, parası olmayan suskun kalıyor. Duyan olmuyor.

İLave etmek isterim ki; noter tasdikinde, bir A4 üzerine küçültülerek fotokopi çekildiğinde birden fazla sayıda sayfanın aynı anda onaylanması mümkün oluyor.

Olmadık isimler ne fikirler, ne fikirler çalıyorlar amatör insana ait bir dosya yakaladıkları vakit. Yaratıcılığın değerini bulmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Yüzyılların geleneği bu, değiştirmek mümkün değil. Orijinal olmayı başarmış, yeni fikir üretmiş insanların tepesine hep basılacak. Malesef kenhanet değil. :(

N.Narda dedi ki...

bir yayınevine çalışmamı e-mail ile göndermek gibi bir gaflette bulunmuştum. 2 yıl sonra au-ynı adla bir roman yayınladılar. İçerik benimkiyle tıpatıp aynı değildi ama birçok sahne ve atmosfer, ana karakterler aynıydı. hiçbir şey yapamadım:) noter ilgilenmemişti, yayınevine mail atmadan önce. Keşke iadeli taahhütlü posta olayını bilseydim o zamanlar :)

Yazar Odası dedi ki...

Gönderdiğiniz e-posta içeriğiyle birlikte sizde kayıtlı duruyorsa veya sizin kitap dosyanızı daha önce yazdığınızı ispat edebiliyorsanız hukuki yollara halen başvurabilirsiniz. Burada bütün mesele ispattır. İadeli taahhütlü mektup yalnızca ispat için pratik bir yöntemdir.

N.Narda dedi ki...

zaman aşımına uğradı sanırım
(yorum doğrulama sebebiyle cevap yazmam zorlaşıyor, bilginize:p)

Tümer Duman dedi ki...

Merhaba,aşağıda ki adresin yararlı olacağını düşünüyorum.
http://www.telifhaklari.gov.tr/ana/sayfa.asp?id=408

Emre Taş dedi ki...

Elinize sağlık çok faydalı olmuş. Ciddi ciddi tasdix kullanmayı düşünmüştüm ki e-posta denilen çok daha işlevli ve ücretsiz bir şey olduğunu hatırlattınız. Ne kadar teşekkür etsem az.

Elif Yaşar dedi ki...

Şahane bir blog oluşturmuşsunuz. Hayranlık duymamak elde değil... Devamlılığını dilerim.

nermin karakurt dedi ki...

Gerçekten çok faydalı bir yazı olmuş. Benim de çok endişelerim vardı. Şuan bir kitap üzerinde çalışıyorum ve olur da eserim çalınırsa diye ciddi kaygılarım vardı. Öyle ki dergilere ve yarışmalara şiir göndermeye bile korkuyordum. Çok teşekkürler...

Adsız dedi ki...

Eşim bilindik bir yayınevinden 100 adet şiir kitabını bastırdı.Geçen yıl sözleşmeyi feshettiğimizi ve ellerinde kalan kitaplarını göndermelerini istedik email yazarak.Ancak hala çeşitli sitelerde satışta olduğunu görüyoruz.Siteye email yazarak satıştan kaldırmalarını istediğimizde eserin hak sahibi olduğumuzu gösteren belge istediler bu nasıl bir belgedir?

Yazar Odası dedi ki...

@Adsız Eşinizin kitabı yazan kişi olduğuna dair kimliğini ispat eden bir belge istemişler anladığım kadarıyla. Bir avukata danışmanızı öneririm.

Adsız dedi ki...

Romanımızı aynı anda 5-6 yayın evine göndermek eğer yayınlanırsa çalana karşı en büyük ispat olmaz mı? aynı anda çalan 2,3 yer olursa enteresan olur. Her zaman tek bir yayın evine göndermek gibi bir kural var mı?

Adsız dedi ki...

dediğiniz ilk eserindeki yazarlar gibi kitap kolumuzun altında yayın evlerini dolaşmak yerine aynı anda 20 yayın evine göndersek ne sakıncası olur. üstteki yoruma katılıyorum.

Yazar Odası dedi ki...

@Adsız (5 Mart 2015) + @Adsız (10 Mart 2015) Yargı aşamasına geldiğinde elbette eser sahipliği konusunda belli bir fikir verir, bir karine oluşmasını da sağlayabilir ama her zaman "en büyük ispat" olmaz. Hem niçin eserinizin size ait olduğunu ispatlamak için zor yolu tercih edesiniz ki? Ayrıca dosyanızı aynı anda bu kadar çok yayınevine göndermeniz yayıncılık dünyasında pek makbul karşılanan bir şey değildir.

Yerme dedi ki...

Kafamda ne kadar soru varsa giderildi. Teşekkür ederim.

Mehmet Altınyurt dedi ki...

Üstadım elinize sağlık şuana kadar okuduğum yazılarda en aydınlatıcı olan sizinkisi. Bazı yazılarda, kendimize postalama metodunun yalnızca hakimin gülmesine sebeb olur, e-posta yeterli delil sağlamaz gibi yorumlarda var. Şimdiye kadar edindiğim tecrübelere göre piyasadaki aktörler (borsacıların sevdiği tabirle ayılar ve boğalar) biz vatandaşların (garibanların) sırtına basmaktan hiç endişe etmiyorlar (tabi ki hepsi değil). Daha önce internet site fikrim ve endüstriyel bir yarışmadaki fikrim çok kolay çalındığı veya kopyalandığı için bu ''en büyük ispat'' yolunda M. Word de kelime, satır aralarını daraltıp ve punto ile ayarlayıp (sıkıştırıp) okunacak sekilde sayfa sayısını 50-60 düşürüp artık noter ücreti ne ise vermeyi göze aldım. Size sormak istediğim noter onay belgesini yayın evine göndereceğim çıktının arkasına yapıştırmalı mıyım yoksa herhangi bir çalınma durumundan sonra kullanmak üzere bende mi kalmalı.

Yazar Odası dedi ki...

@Mehmet Altınyurt Noterden alacağınız belgeyi yayınevine göndermeniz yayınevinde size dair pek iyi bir izlenim bırakmaz. Ayrıca madem böyle bir yöntem tercih ediyorsunuz, o zaman Telif Hakları Genel Müdürlüğü'nün isteğe bağlı eser tescili sayfasına bir göz atmanızı öneririm:Telif Hakları Genel Müdürlüğü Muhtemelen notere başvurmaktan daha ucuza malolacaktır.

sinem dedi ki...

Benim de bir yemek tarifleri blogum var.Hepsi benim ozgun tariflerim.
Ve ne yazık ki tariflerimin baska fotograflar kullanılarak basıldıgnı gordum.İcerik blogdan birebir kopyalanmıstı.
Bununla ilgili hak iddia edebilir miyim?

Yazar Odası dedi ki...

@Sinem Evet, bunun için dava açmanız gerek.

Suleyman Sayin dedi ki...

Süpersiniz Teşekkürler

Adsız dedi ki...

Merhaba diyelim bir kitabım var bunu tamamen kendi imkanlarımla yazıp coğaltıp bastırıp satmam kanunen yasak mıdır

Yazar Odası dedi ki...

@Adsız (22 Temmuz 2015) Sorunuzun yanıtı şurada var: http://www.telifhaklari.gov.tr/ana/sayfa.asp?id=408

complete_the_sentences dedi ki...

Merhaba. :) Tesadüfen buldum bloğunuzu. Yazınız tam da aradığım bilgileri içeriyor. Çok çok teşekkür ederim emeğiniz için. Takipteyim. İyi pazarlar... :)

Adsız dedi ki...

merhaba

ben bir orta metraj film senaryosu yazdım yakında çekilecek..sorum bu yazımı kendi adresime mail olarak göndermekmi daha etkili yada iadeli taahhütlü olarak kendi adresimemi göndereyim hangisini tavsiye edersiniz ve aralarında herhangi bir farklılık sözkonusumudur...

saygılarımla...

Yazar Odası dedi ki...

@Adsız (31 Ağustos) Bunlar ispat araçlarıdır. Sayılan ispat araçları arasında hangisini seçeceğiniz sizin tercihinize bağlı.

cafer taşkıran dedi ki...

Merhabalar yayınevi ile aramızda hiçbir sözleşme yok. Birinci baskıda ismimizi kitaplarda bastılar. Sonraki baskılarda yazarları silerek kendi isimlerini yazmış yayınevi sorumluları. Tüm çalışmalarımızı kendi bilgisayarlarımızda dijital olarak çalıştık ve mail olarak yayıncıya çalışmaları gönderdik. Bu durumda yasal haklarımız var mıdır? Teşekkürler.

Yazar Odası dedi ki...

@Cafer Taşkıran

Evet, eserde adınızın yer almasıyla ilgili haklarınız var. Buna eser üzerindeki manevi haklar deniliyor. Eğer adınızı koymadıkları gibi telif ücretlerini de ödemiyorlarsa bununla ilgili de haklarınız mevcut. Fikrî mülkiyet hukuku üzerine çalışan bir avukata danışmanızı öneririm.

Mümtaz AKSAKAL dedi ki...

Selamlar,
İlköğretim için hazırlanmış 5 adet fasikülümüz var.İlk baskıda ismimiz yayın kurulu adı altında 8 kişi içerisinde yer alırken son baskıda 5 kişi çıkarılmış ve diğer 3 kişi kalmıştır.İlk baskıda sertifika numarası yok son baskıda vardır. Yayaıncıyla bir sözleşmemiz yoktur.Bir hak iddasında bulanbilir miyiz? Teşekkürler...

Yazar Odası dedi ki...

@Mümtaz Aksakal

Yukarıda Cafer Taşkıran için dediklerim sizin durumunuz için de geçerli. Yazılı sözleşmenizin olmaması durumu değiştirmez.

Adsız dedi ki...

Ya bu dediğiniz birinci yöntem mantıklı geldi ama ben neyin çıktısını almalıyım bütün kitabı kırtasiyede bastıramam ya pek anlamadım dediğinizi sanırım

Yazar Odası dedi ki...

@Adsız (2 Ekim 2015) Kitap dosyanızın tamamının çıktısının alınması kastım. Eğer kırtasiyeden çıktı alacaksanız sözgelimi yüz sayfalık bir çıktı on lira civarı tutacaktır.

Papatya dedi ki...

Eserleri çalmayan yayınevleri de vardır umarım sizin onerebileceginiz düzgün guvenilir bir yayınevi var mi

Papatya dedi ki...

Eserleri çalmayan yayınevleri de vardır umarım sizin onerebileceginiz düzgün guvenilir bir yayınevi var mi

Yazar Odası dedi ki...

@Papatya

Yayınevi seçimi yazarın kendisinin yapması gereken bir şey. Bu yüzden yayınevi öneremeyeceğim. Ayrıca yazının son paragrafını daha dikkatli okumanızı öneririm.

Adsız dedi ki...

merhaba kendi oluşturduğum ders notları başka bir eğitmen tarafından isim değiştirilerek kullanıldığında telif hakkı doğar mı?, Notlar telife konu olabilir mi?

Yazar Odası dedi ki...

@Adsız (10 Kasım 2015) Ne tür bir kullanımdan söz ediyorsunuz? Bu arada isim değişikliğinden kasıt ders notlarını meydana getiren kişi olarak başka birinin isminin yer alması mı?

Adsız dedi ki...

bir eğitmene ait olan ders notlarının birkaç değişiklikle başka bir kişi tarafından kullanılması ve eğitim amaçlı dağıtılması telif hakkına girer mi? Bu notların kitap değil de bildiğimiz kişisel ders notu olması durumunda bir telif söz konusu olur mu? Özetle size ait olan bir ders notunu aynı eğitimi veren bir başka kişi tarafından kullanılması diyelim.

Yazar Odası dedi ki...

@Adsız

Ders notları da kanunun tabiriyle bir "eser"dir. Bir eserin üzerinde telif hakkınızın doğabilmesi için onun kitap halinde yayımlanmış olması gerekli değil. Ders notlarınız üzerinde de telif hakkınız mevcut. Bir eğitmenin bu ders notlarına kendi adını koyması telif haklarına bir tecavüzdür. Ayrıca eser sahibinin izni olmadan eserde değişiklik yapılması, çoğaltılması vb. yine bir tecavüz niteliğinde. Tabii eğitimde birtakım sınırlamalar olabiliyor. Sözgelimi derleme, toplama ders kitaplarında konulan, yazarların, şairlerin öyküleri, şiirleri, denemeleri ve bu ders kitaplarında kullanılan fotoğraflar gibi. Ama dediğim gibi, burada da ders kitabının derleme, toplama olması gerekiyor. Yani bir başka ders kitabından bir bölümden intihal bu kapsama girmiyor. Sizin durumunuzda böyle bir şey olmayacağı kanısındayım ama yine de bir avukata başvurmanızı öneririm.

mali mali dedi ki...

Çok güzel bir çalışma olmuş, çok teşekkür ederiz, ben de piyasada olmayan derleme tarzı bir kitap çıkarmayı düşünüyorum, o yüzden çekiniyorum, adamlar basmam der sonra kendi imkanları ile bir ayda benim kitabımın aynısını basabilirler.
Bir de bir şey sormak istiyorum, mesela ne demiş kanka tarzı kitaplar var bunlar kankanın tüm eserlerinden güzel yerleri derlemişler bu yazar bir telif ödüyor mu başka bir kitaptan ne kadar alıntı yapabiliriz. Şimdiden teşekkürler iyi çalışmalar...

Kara Kedi dedi ki...

Eline sağlık arkadaş. çok faydalı, çok aydınlatıcı bir yazı olmuş. teşekkür ediyorum paylaşımın için.

Yazar Odası dedi ki...

@mali mali

Derlemeler kitaplarda derlemeyi yaptığınız asıl eser sahiplerinin de hakkı vardır. İzin almanız ve duruma göre telif ödemeniz gerekebilir.

halil küçük dedi ki...

Hocam ben egitimle ilgili ders notlari tarzinda bi calisma cikarmak istiyorum icerik egitimle ilgili konular bir suru kaynaktan edinilmis acaba ben bunu yayina surersem bi sorun olusur mu
Emekleriniz icin tesekkurler

Yazar Odası dedi ki...

İçeriği, kullandığınız kaynakları ne biçimde kullandığınızı vb. bilmeyen birisi olarak bir şey diyemem. Telif hakları konusunda çalışan bir avukata danışmanız yerinde olacaktır.

Adsız dedi ki...

Merhaba,bir kitabevinin eserimizi kaç adet bastığını denetleme olanağımız var mıdır?

Unknown dedi ki...

@Adsız Telif Hakları Genel Müdürlüğünden kitabınız için kaç adet bandrol alındığını öğrenebilirsiniz.

Cansu çebi dedi ki...

Benim Facebook'ta yorum olarak Yazdığım bir Yazıyı bir yazar kendi sayfasında yayınlamış acaba Yazımın telif haklarını almış mıdır Yazımı ondan geriye nasıl alabilirim

Cansu çebi dedi ki...

Fakat bunu Facebook'ta gördüğümde farkettim zaman aşımı sitelerinden birinden koruma altına aldım işe yararmı

Cansu çebi dedi ki...

Yani bunu geç farkettim üstelik kendiside yazının bana ait olduğunu biliyor ne olur yardım edin

Yazar Odası dedi ki...

@Cansu Çebi

Telif hakkı sonradan alınan bir şey değil. Kural olarak eserin sahibine ait. Bir avukata danışmanızı öneririm.

Unknown dedi ki...

bazen bin derde bir neyse yetiyor işte...
seninde bir derdin varsa bir neyse çek bütün dertlerine, sonra bu kitabı oku!
ve okuduktan sonra
anlayacaksın ki,
meğer ne kadar iyi geliyormuş neyler sinelere...!!!!
https://t.co/c4fLRu8b3a
ARKADAŞLAR DESTEKLERİNİZİ BEKLİYORUM...

ömer altıntaş dedi ki...

bazen bin derde bir neyse yetiyor işte...
seninde bir derdin varsa bir neyse çek bütün dertlerine, sonra bu kitabı oku!
ve okuduktan sonra
anlayacaksın ki,
meğer ne kadar iyi geliyormuş neyler sinelere...!!!
ARKADAŞLAR DESTEKLERİNİZİ BEKLİYORUM...

Adsız dedi ki...

Teşekkürler, çok faydalı bir yazı olmuş.

Unknown dedi ki...

Mhb paylaşım için teşekkür ederim. Benim bir sorum olacak. Yabancı bir ülkede özellikle Almanyada bir kitap bastırmak istesem süreç nasıl olur. Almanların iş ahlakı bu konuda nasıl ? Kazık atarlarmı ? özellikle göçmen insanlara. Teşekkürler

Yazar Odası dedi ki...

@Unknown

Almanya'daki işleyiş, iş ahlakı vb. konusunda bir bilgim yok.

Mehmet Zahid Salım dedi ki...

Hocam elinize sağlık öncelikle.. Önemli bir sorum olacaktı. Önümüzdeki günlerde bir şiir yarışması var ve şartnamesinde eserlerin telif hakları tarafımıza (bir belediye ) geçiyor, uygun görüp yayınlanabilir ibaresi geçiyor. Tedirgin oldum, dediğiniz yollardan birine zaten basvurcam da, acaba bir belediye şartnamesinde bunu belirttiği bir yarışmada güzel gördüğü şiir üzerine her türlü hak sahibi olup da iznim dışında kullanabilir mi sizce yani korkmalı mıyım ?
Kendi ismimle yayınlanmasında hic bir sıkıntı görmüyorum ama başka bir isimle veya isimsiz bir şekilde ( bunu da kesinlikle istemem ) yayınlarlarsa daha önceden yaptığım ispat yöntemleri beni rahat tutmalı mı ? Ve sizce böyle birşey yaparlar mı ? İsmimle dergilerinde yayınlamak adına mi yazmışlar o ibareyi ?

Yazar Odası dedi ki...

@Mehmed Zahid Salım

Eğer şartnamede böyle bir ibare varsa şiirinizi sizden ayrıca bir izin almaksızın yayımlayabilirler. Ama şiirin yaratıcısı olarak hâlen isminizin konulmasını talep etme hakkınız var. Genellikle bu tür yarışmaların sonucunda katılımcıların eserlerinden oluşan bir şiir derlemesi yayımlanır. Benim kanaatim böylesi bir derlemede, dergide ya da benzeri bir yayında yayımlamak üzere şartnameye bu ibare konulmuş.

Tarık Yıldırım dedi ki...

Merhaba, paylaşım için teşekkürler. Benim şöyle bir sorum olacak, bir kitap dosyasını aynı anda birden fazla yayınevine göndermenin yasal bir sakıncası var mıdır? Yayınevleri bu duruma ne şekilde bakarlar? Daha önce başıma geldiği için biliyorum. Bir yayınevi en erken iki buçuk ayda yanıt veriyor. Yedi sekiz ay sonra dönüş yapanlar da var. Bu şekilde bir dosyanın sonucunu en az iki üç yılda öğrenebiliyoruz. Bu konuda ne yapılabilir?

Yazar Odası dedi ki...

@Tarık Yıldırım

Yasal bir sakıncası yok. Aynı anda iki yayınevine göndermek mazur görülebilir belki ama tek seferde yedi yayınevine göndermek pek hoş karşılanmayabilir.

Lütfiye Özaslan dedi ki...

Merhaba ben bir kitap cikarmak istiyorum bu kitaba bir isim buldum bu ismi kullanmayi cok istiyorum lakin bu isimde bi kotap yazilmis 2 yil once gorunce cok üzüldüm bende koysam ayni ismi ne olur diger yazarin o isim uzerinde bi hakki varmidir piyasada 2 tane ayni isimli kitap olabilirmi

Yazar Odası dedi ki...

@Lütfiye Özaslan

Yazarın kitap üzerindeki hakkı kitabın adını da kapsar. Dolayısıyla diğer kitabın sahibinin hak talebinde bulunması mümkün.

Lütfiye Özaslan dedi ki...

Cok tesekkur ederim Allah razi olsun :)

Adsız dedi ki...

Yazınız kafamdaki hemen hemen tum soru işaretlerini sildi, çok sağ olun. Anlayamadığım bir şey var: kitabın fotokopisini çekersem noter onayı olmayan bir belge yoksa bu ne işe yarar ki?

Yazar Odası dedi ki...

@Adsız (17 Haziran 2016)

Gerçi yazıda gayet açık bir biçimde yazdığımı zannediyordum ama tekrar izah edeyim. Notere gittiğiniz zaman da noterin yaptığı tasdik işleminin mutlaklığı yok. Bir başka deyişle, yazılı bir eserinizi tıpkı bir buluş için patent alır gibi noterden tasdik ettiremiyorsunuz. Yaptığınız işlem sadece falanca tarihte ilgili eserin sizin elinizde bulunduğunu tasdik ettirmek. Bir başka kişi, söz konusu metni, sizin noterde tasdik ettirdiğiniz tarihten önce kendisinin elinde bulundurduğunu herhangi bir yöntemle ispatlarsa sizin noterde yaptığınız işlemin önemi olmayacaktır. Önemli olan sizin belli bir tarihte yazdığınız metni elinizde bulundurduğunuzu ispat etmek. Zaman damgası, eserin çıktısını kendinize posta yoluyla veya word belgesi olarak e-posta aracılığı ile kendinize göndermek vb. bunlar hep bu işe yarayan işlemler. Sorunuzda kitabın fotokopisinin çekilmesinden bahsetmişsiniz ama metinde böyle bir şey söz ettiğimi anımsamıyorum. Umarım sadece dosyanızın fotokopisinin çekilmesinin ve o halde saklamanın tek başına yeterli olacağı gibi bir şey anlamdınız.

yasemin yamaç dedi ki...

Elinize sağlık çok açıklayıcı bir yazı olmuş. Ayrıca sabırla yorumlara tek tek cevap vermenizde büyük incelik, tebrik ederim.

Yazar Odası dedi ki...

@yasemin yamaç

Teşekkür ederim.

ESRA dedi ki...

CEVAP ALAMADIM DAHA

Yazar Odası dedi ki...

@ESRA

Önce 'Caps lock' açıkken yazmamanızı öneririm. Neye cevap alamadığınızı söyler misiniz? Bir soru sormuşsunuz ama o da bu yazının altında değil. Hem sürekli blog sayfası açık bilgisayar başında her soruyu yanıtlamaya hazır bir biçimde beklediğimi düşünmüyorsunuzdur umarım.

Mustafa Durgut dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Mustafa Durgut dedi ki...

Bilgiler için teşekkür ederim. Bir çok fikrim, şiirim,yazım,öyküm var. Fakat hiçbirini çalınma korkusuyla bir yere gönderemiyorum.Hepsini yazmak için saatler, günler harcadım. Yazılarımın zeminini oluşturmak için kaç kitap okunur, ne kadar araştırma yapılır siz benden daha iyi bilirsiniz. Öğrenciyim. Bu dediklerinizi yapsam bile hukuki yollar kapalı. Seneler süren davalar,harcanan vakitler, paralar... Yorum yazan arkadaşların da yaşadıklarını okudum. Daha kesin yolu yok mu ? Hak aramak için işlemeyen hukuk sistemimize gitmek ne kadar etkili ? Böyle bir dava ne kadar sürede sonuçlanır?

Yazar Odası dedi ki...

@Mustafa Durgut

Başka veya daha kesin bir yol yok. Zaten nasıl bir alternatif yol olabilirdi ki? Söz konusu olan kitap değil de patenti alınmış bir buluş olsaydı da yapılacak olan şey dava yoluna başvurmak olacaktı. Tıpkı bir eşyanız çalındığında başvuracak başka bir yol olmadığı gibi... Birisinin sizin bir hakkınıza tecavüz etmemesini sağlayacak mucize bir değnek yok. İnsanları kötülük yapmaktan alıkoyamazsınız. Elde olan şey, böyle bir hakkınız tecavüze uğradığı zaman kendinizi en iyi nasıl güvenceye alıp ona göre sonuca ulaşacağınıza dair yukarıda yazılı olan bilgiler. Davalar uzun sürse de yıllarca olmaz. Zaten bu tür davalara uzmanlık mahkemeleri bakıyor.

Bu arada her ne kadar yazıda çalınma tehlikesine karşı önlemlerden bahsettiysem de açıkçası ben böylesi bir olayı bilindik yayınevlerinin hiçbirinden duymadım. Dergilerde olma tehlikesinin yayınevlerinden bile düşük olacağını tahmin ediyorum.

Müge Ç. dedi ki...

harika, teşekkürler

Nurzhan Sadirbekuly dedi ki...

Kendine postala, bu iş o kadar da basitmiş ya )) Teşekkürler

kudi dedi ki...

Yılbaşından sonra şiirlerimi bastırmayı düşünüyorum aklıma notere onaylatmak geliyordu. 😊 yazıyı okuduktan sonra vazgeçtim daha önce e mail ortamında birisine yollamıştım... Teşekkürler.. Bir de adresime yollarım tamamdır.

kudi dedi ki...

Yılbaşından sonra şiirlerimi bastırmayı düşünüyorum aklıma notere onaylatmak geliyordu. 😊 yazıyı okuduktan sonra vazgeçtim daha önce e mail ortamında birisine yollamıştım... Teşekkürler.. Bir de adresime yollarım tamamdır.

BARHANN dedi ki...

Merhaba,
Ben çalışmamı hem Flash bellek+HardDisk te saklıyorum (böylelikle bilgisayarın attığı tarih oluyor) hem de, özel bir kargo firması ya da Ptt Kargo ile adresime gönderiyorum.
Sizce yaptığım yeterli mi?
Saygılar.

Yazar Odası dedi ki...

@BARHANN

Pratik sebeplerden dolayı kendinize e-posta ile gönderirseniz daha iyi olacağı kanısındayım. Ama metnin belli bir tarihte elinizde olduğunu ispat eden herhangi bir yöntem ve belgenin yer aldığı ortam da iş görecektir.

EBY dedi ki...

Merhaba. Ben bi şiir yazdım ve o şiirin benim olduğunu gösteren bir belge istiyorum mesela internet e veya başka bir yerde o şiirin altında kesinlikle ismimin olmasını istiyorum çalınır malınır davası değil sadece mesela hasretinden prangalar eskittim şiiri Ahmet arifin bir eseridir diyorlarsa işte şu da şunundur (benim ismim) desinler istiyorum.

Adsız dedi ki...

Kitabin yazim asamasinda resimlerini ceksem bu ispat niteligi tasir mi

Yazar Odası dedi ki...

@EBY Hasretinden Prangalar Eskittim'in altında Ahmed Arif adını görmemizin tek bir sebebi var: Ahmed Arif'in o şiiri önce yazmış, sonra da yayımlatmış olması. Sizin için de aynısı geçerli olacaktır.

@Adsız (24 Aralık 2016): Fotoğrafta tarih kayıt düşüldüğü sürece ispat niteliği taşır. Ama kolay yol varken neden zoru tercih edesiniz ki?

Unknown dedi ki...

Selamın aleyküm
Adım Olcan 19 yaşındayım lise son okuyorum Sakaryada yaşıyorum
Uzun zamandır böyle bi hevesim var ve oturup düşündüğüm zaman gerçekten iyi bir yazar olabilicegime inanıyorum tabi her yazar gibi hepimizin bir hikayesi var iyi veya kötü bu yüzden Ahmet batmanın kitapları olsun Caner yamanın oğuz atlayin kitaplarıni okumaya bayılıyorum ve her balkona çıktığım da aklıma türlü türlü uzun uzun cümleler geliyor ve her seferinde not alıcam diorum unutuyorum tabi bide yalnızken her rakı içtiğim deki o samimiyet o içtenlik ayrı bi heves katıyor bu konu üzerinde durmam için burdan yazar olmak isteyen bütün arkadaşlarıma kardeşlerime sesleniyorum inanın. Herseyden önce kendinize inanın. Siz inandiktan sonra gerisi takır takır gelicektir hepimizin yarasinin üstünde kabuğu var düşmesini istemediğimiz o kabuk kurudugu halde hala daha kalmasını istediğimiz yazın arkadaşlar kendinizde olsa yazın adınızı duyuramasaniz bile yazın bi gün birileri duyar emin olun 6 sene amotor futbol oynadım ve şimdi 19 yaşındayım 4 senedir profesyonel olarak oynanıyorum inandım başardım ve kazandım ben asıl sorumu burdan sormayacagim eğer imkaniniz varsa hareketler03@gmail.com adresinden bana yazabilirmisiniz şimdiden teşekkür ediyorum

Unknown dedi ki...

Selamın aleyküm
Adım Olcan 19 yaşındayım lise son okuyorum Sakaryada yaşıyorum
Uzun zamandır böyle bi hevesim var ve oturup düşündüğüm zaman gerçekten iyi bir yazar olabilicegime inanıyorum tabi her yazar gibi hepimizin bir hikayesi var iyi veya kötü bu yüzden Ahmet batmanın kitapları olsun Caner yamanın oğuz atlayin kitaplarıni okumaya bayılıyorum ve her balkona çıktığım da aklıma türlü türlü uzun uzun cümleler geliyor ve her seferinde not alıcam diorum unutuyorum tabi bide yalnızken her rakı içtiğim deki o samimiyet o içtenlik ayrı bi heves katıyor bu konu üzerinde durmam için burdan yazar olmak isteyen bütün arkadaşlarıma kardeşlerime sesleniyorum inanın. Herseyden önce kendinize inanın. Siz inandiktan sonra gerisi takır takır gelicektir hepimizin yarasinin üstünde kabuğu var düşmesini istemediğimiz o kabuk kurudugu halde hala daha kalmasını istediğimiz yazın arkadaşlar kendinizde olsa yazın adınızı duyuramasaniz bile yazın bi gün birileri duyar emin olun 6 sene amotor futbol oynadım ve şimdi 19 yaşındayım 4 senedir profesyonel olarak oynanıyorum inandım başardım ve kazandım ben asıl sorumu burdan sormayacagim eğer imkaniniz varsa hareketler03@gmail.com adresinden bana yazabilirmisiniz şimdiden teşekkür ediyorum

Fatih Serttas dedi ki...

Acin kamerayi.sirayla sayfalari gosterin.konusun.yazim ben kitabin yazari falanca tarih su kitabin tum haklari bana aittir diyip kendi yuzunuzde gorunsun.kaydedip saklayin

Makinist dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
kütük adam dedi ki...

öncelikle çok faydalı bir yazı olmuş teşekkür ederim benim bir sorum olacak hazırladığımız bir kitabın tescilini almak ne kadar mantıklıklı noter gibi aynı işleme tabii tutulur mu? tutulursa sıkıntılı bir durum olur ozaman

Yazar Odası dedi ki...

@kütük adam: Sorunuzun yanıtı yazıda açıkça yer alıyor.

Halil İbrahim dedi ki...

- Word'da veya Adobe'de oluşturulan WORD veya PDF dosyalarında, yazanın adı ve oluşturma tarihi de yazıyor değil mi? O halde sorun yok demektir. Çalanlarınki ve değiştirenlerinki daha sonraki bir tarih olacağından. Kaldıki dijital kitaplar oluşturulurken, kullanılıp elde olan ve tarihlenen daha bir çok alt malzeme de vardır, yazarların elinde. Kitap, siteye yorum yazar gibi birdenbire oluşmaz. Yani, dürüst hakiki yazarın ve eserinin ispatı zor değildir.

S.K. dedi ki...

merhaba

kitabımı taslak olarak yazdığım günden itibaren her güncelleme sonrasında eşime mail olarak gönderdim bu süre zarfında bir kaç yayın evine de gönderdim. yani her biri tarihi ile gönderilen maillerimde duruyorlar. güvende olduğumu düşünüyorum :)

S.K.

Adsız dedi ki...

Arkadaşlar, uzunca emek harcadığınız eserleri, incelenmek üzere büyük yayınevlerine gönderme konusunda duyduğunuz endişeye bir örnek vereyim.
Daha önce şiir kitabı tasladığını piyasanın önde gelen yayınevlerinden birine gönderdiğimde yayın kurulunun uygun bulmadığı cevabıyla karşılaştım.
Lakin herhangi bir çalındı söz konusu olmadı. Şimdi o kitabı kendim bulunduğum şehirde, Kültür Bakanlığından onaylı, (Bandrol: ISBN) olarak bastırdım.

İkinci olarak da şunu paylaşayım: İki buçuk sene üzerinde emek verdiğim romanı bitirdim ve yedi yayınevine, yayın kurullarınca incelenmesi için gönderdim. Tabi ki bu yayınevlerince incelenip bir şekilde bir iki ayı bulan bir süredece olumlu ya da olumsuz dönüş yapacaklardır. Ha oldu da olumsuz mu oldu, yine İstanbul'da ticari baskı yapan bir yayınevinden basma yoluna gideceğim ve bu süre de üç ayı bulmayacaktır. Yayınevlerince eserleriniz üzerinde çalıntı yoluna başvurulma gibi bir seçeneği göze alamazlar, ayrıca bu marka itibarına gölge düşürecek kötü bir örnek teşkil edecektir.
Bir not daha; Aynı anda e posta yoluyla gönderdiğiniz internet iletileri, çalınma sonucunda ortaya çıkacak hukuki pozisyonda, sizi haklı çıkaracak bir kanıt olarak düşünülebilir... Saygılarımla...

Adsız dedi ki...

yazdığımız eseri aynı anda bir çok yayınevine göndermek bizim için avantajlı fakat yayınevleri bunu pek hoş karşılamazlar sanırım

Sinan Öziş dedi ki...

Peki diyelim ben bir kitap yazdım ve sizin önerinizi de uyguladım. Yani postaneye gidip yazdığım yazıyı kendi adresime gönderdim ya da pdf olarak e mail adresime gönderdim ve gönderdiğim tarih belli olacak şekilde saklamaya başladım. 2017'de kitabımı yayımlattım. Bunu okuyan birileri bilgilerimi çalıp da sonradan kendi adlarına yayımlayıp da yayın tarihine benim yazdığım tarihten öncesini yazarsa ne olacak ? Adam 2017'de yazdığım kitabın aynısını yazarak yayım tarihine 2014 yazarsa ben nasıl düzeltebilirim bu durumu ?

Özge dedi ki...

@sinan öziş bildiğim kadarıyla her kitap için bandrol alınıyor ve yayın tarihi kayıtlı oluyor, yayın tarihini yanlış yazma gibi bir şey yapamaz yani.

Sinan Öziş dedi ki...

Bandrol alınsa ve bu durum resmi kayıtlara girse o zaman yayınevinin geçmişe yönelik basım tarihi yazma gibi bir durumu kalmıyor. Eğer böyleyse bu mantıklı teşekkürler Özge hanım.

sibel dedi ki...

Merhaba yayınlanmış bir kitabın ismi telif kapsamındadır dediniz ilgili kanun maddesi hangisidir. Mesela piyasada aynı isimli içeriği tamamen farklı bir sürü film, dizi var. İnternette şöyle bir yazı var mesela...

"Bazen bir kitap, seneler önce yayımlanmış bir başka kitapla aynı adı taşıyabilir. Stephen King geçtiğimiz yıl Joyland adlı bir roman yayımlamıştı. Kitabın raflarda yerini almasının ardından, Emily Schultz’un 2006’da aynı adla yayımladığı e-kitap birden hatırı sayılır bir satış rakamına ulaştı. Zira okurlar King’in romanı zannederek Schultz’un kitabını satın almıştı. Genç yazar bu benzerlikten dolayı yüklü miktarda para kazanmış ve bu parayı nereye harcadığını faturasıyla birlikte internet sitesinde muzipçe paylaşmıştı."

Yazar Odası dedi ki...

@Sinan Öziş

Kitapların yayımlanma tarihi bellidir. Özge Hanımın dediği gibi bunu ispat etmenin bandrol ve benzeri pek çok yolu var.

@sibel (13 Ağustos 2017) Aynı adı taşıyan bir sürü eser var, doğru. Ama burada eserin adının niteliği ve kendisinden sonra kullananların kullanma şekilleri önem taşıyor. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda (83. madde) eserin ad ve alametlerine ilişkin koruma mevcut. Fakat bir hak ihlalinin olup olmadığı konusunda mevcut durumun özelliklerine bakılması gerekiyor.

Adsız dedi ki...

Merhaba öncelikle bilgilendirmeniz için teşekkürler..2006 ve 2007 yıllarında olmak üzere 2 adet kitabım yayınlandı.Sözleşmemde 10 yıllık telif hakkı ibaresi yazılı.Ve süreç içerisinde kitaplarımın baskısının yeterli sayıya ulaşılamadığı öğrendim.Ancak internette gezerken farklı sitelerde kitaplarımın satışını gördüm ve yayın yılı olarak bu kez 2010 yazıyordu.Kitabımın ikinci baskısının yapılması bana hak talebi verir mi?
Teşekkürler....